''Şairin Gökle Hasbihali: Göğe Bakma Durağı'' Paneli

Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından düzenlenen “Şairin Gökle Hasbihali: Göğe Bakma Durağı” başlıklı panel, akademisyenlerimiz ve öğrencilerimizin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.

Panelin ilk konuşmacısı Prof. Dr. Dursun Ali Tökel, klasik Türk edebiyatında “gök” kavramını çok yönlü bir çerçevede ele aldı. Konuşmasında sema, felek, yıldızlar, gezegenler, astronomi ve astroloji gibi kavramlar arasındaki ince ayrımlara dikkat çeken Tökel, özellikle İslam kozmolojisinde “âbâ-yı ulviyye” ve “ümmehât-ı süfliyye” anlayışları üzerinden gök–yer ilişkisini açıkladı. Klasik şiirde göğün yalnızca fizikî bir unsur olmadığını; kader, zaman, talih ve ilahî düzenin bir temsili olarak işlendiğini vurgulayan Tökel, divan şairlerinin gökyüzünü nasıl sembolik ve metafizik bir anlam alanına dönüştürdüğünü örnek beyitler üzerinden değerlendirdi. Ayrıca göğe bakma eyleminin insanın iç dünyasıyla, tefekkür ve teslimiyetle kurduğu bağa da dikkat çekti.

Programın ikinci konuşmacısı Prof. Dr. M. Fatih Andı ise yeni Türk edebiyatı bağlamında “gök” imgesinin geçirdiği dönüşümü ele aldı. Modernleşme süreciyle birlikte göğün klasik şiirdeki metafizik ve kader merkezli anlamından sıyrılarak daha bireysel, psikolojik ve varoluşsal bir boyut kazandığını ifade eden Andı, özellikle modern şairlerin göğü kimi zaman bir kaçış, kimi zaman bir yalnızlık ve arayış mekânı olarak kullandıklarını belirtti. Çeşitli şiir örnekleri üzerinden modern insanın gökle kurduğu ilişkinin mahiyetini inceleyen Andı, göğün aynı zamanda insanın iç dünyasının bir yansıması hâline geldiğini dile getirdi.

Klasik ve modern şiir arasında kurulan bu anlam köprüsü, panelin dikkat çekici yönlerinden biri oldu. Katılımcılar, gök kavramının edebiyatımızdaki sürekliliğini ve değişimini farklı bakış açılarıyla değerlendirme imkânı buldu.

Panel, katılımcıların soruları ve katkılarıyla sona erdi.